Barbaros tan Pendik Marina ya 3 gün Süren 85 Millik Maceralı Yolculuk

   Devekuşu 2 yi Pendik Marinaya getirerek orada yapılacak olan Kendi tekneni Yap etkinliğinden sonra Suya atma kararını aldıktan sonra,  Cumartesi günü akşamüstü Barbaros tan suya kaydırıverdik.
   Pazar günü saat 9:00 da Kemal albayrakla birlikte Tekirdağ a doğru yollandık. Hava durumları sakin bir deniz olacağını söylemesine rağmen oldukça iri dalgalarla Tekirdağa saat 11:00 civarı vardık. Kemal ile vedalaştıktan sonra ben Marmara Ereğlisi ne doğru devam ettim. Rüzgar yok ama dalgalar sürekli yandan geliyor. Az gittim Uz gittim açıktan gittiğim için kıyıdaki binaları tam olarak seçemiyor ve nerede olduğum hakkına tam bir karara varamıyorum. Bana göre İstanbul a ulaşmam lazım ama gele gele sadece Marmara Ereğlisi ne yaklaşmışım. Yani bir arpa boyu yol gelmişim. Silivri ye kadar gitmeyi denesem karanlığa kalacam. Bu gece burda kalayım en iyisi.Yarın Mimarsinan a kadar giderim.
   Marmara Ereğlisi çok küçük bir barınak ve oldukça sığ. Devekuşu 2 de sığ suya girebilecek dedik ya; inadına kıyıya doğru yaklaşıyorum. Balıkçı teknelerinden uyarı bağırışları geldiği anda tekne tık diye yumuşak bir oturuş yaptı. Motor tornistan , yok çıkmam diyor. İleri , yok gitmem. Bereket bumba ve diğer direkler kamara üstünde bağlı. Birini elime alarak başa gittim. Kuma direği sapladım , biraz ittikten sonra Devekuşu 2 geri geri çıkarak yüzmeye başladı. Tam o esnada kuma oturduğumu gören biri zodyak botla yanıma gelerek yardıma ihtiyaç var mı diye sorduğu anda teknenin yüzdüğünü gördü. Geçmiş olsun.- Sağol.
  Barınakta yer yok galiba dedim . Evet dedi. nereye demir atsam güvenlidir diye sorduğumda Botaş bacalarını ortala ilerdeki kırmızı binanın önüne demir at dedi. Ben de dediği gibi yaptım. Demir Devekuşu nun yedek demiri 4 veya 5 kg.
  Rüzgar hafif poyraz . Bu yönden sıkıntı yok. Ancak gündoğusuna açık olan demirlediğim yer soluganları alıyor ve beni arada beşik gibi sallıyor , sonra biraz duruyor sonra tekrar bir silkeleme. Bir camdan baktığımda yeşil bahçeli bir ev var diğerinden baktığımda yoldaki Petrol ofisini görüyorum. Kerteriz açısından sıkıntı yok gibi, hava karardı tekrar bir kontrol ,asayiş berkemal. Gece en az 4 sefer uyandım . Kafa kalkıyor, bir camdan yeşil ev bir yandan petrol ofisi görünüyor, oh dendikten sonra kafa tekrar yastığa...
  Sabah gün doğarken uyandığımda kerterizlerim yerinde. Çiğden her yer ıslak. Motor çalıştırılıyor ve donma provaları yaparak rotayı Mimarsinan a tuttum.
  Gümüşyaka bordolandığında güneş te yükseldi donma riski bitti gibi. Ama o da ne? İleride Kınalı köprü civarı sisli. Açıktan gitmek yerine biraz kıyıya yaklaştım. Sis rüzgarla el ele vermiş, arada yüzüme bir iki şaplak atıyor. Silivri ye yaklaştıkça  ne sis kaldı ne soğuk , ama hala yandan gelen dalgalar devam etmekte.Silivri barınagının hizasında benzin yarının altına düştü. Riske girmeyeyim yedek benzini takviye yapayım dedim. Dalga dan dolayı denge zor olur düşüncesiyle biraz Silivri koyuna yaklaştım. Motoru stop ettim. Yedek benzinimi depoya doldurdum artık Mimarsinana kadar yakıt açısından sıkıntı olmaz.
  Motorun ipini çektim, gelmiyor. Vitesi yokladım birdaha asıldım ipe garçççççç ,ip sonuna kadar dışarda , geri yuvama dönmem diyor. Dalgalarda Devekuşu 2 yi sallayıp duruyor. Demire müraacat. Oh bir kerede tuttu. Tekirdağ daki servise telefon. Abi orda bir tırnak var onu it yerine gider . Peki dedik çaresiz.
  Bu arada Mimarsinan da Bülent Eryalçın abiyi arayarak durumu bildirdim. Erdoğanla gelelim dedi. hele bir motoru söküp deneyeyim sonra dedim.
  10 anahtarla Motorum üstündeki cıvatalar itina ile denize düşürülmeden söküldü. Tırnak var tamam da içerdeki yayı plastik parçaya bağlatan bir metel parçası kopuk. Tekrar telefon. Bi dene abi çalışır belki.
   Tekrar motor toplandı. Bu arada gelen bir balıkçı yardıma ihtiyaç olup olmadığını sordu. bir deneyeyim bakalım ne olacak dedim. İpi çektim. Fırtttttttttt diye sonuna kadar geldi ama motor kasnağını döndürmeden.
  İpin varmı? Diye soran balıkçıya var dedim. demir ipinin kalan ucunu attım. Silivri balıkçı barınağına yedekte girdik. Devekuşu 2 yi rıhtıma bağladık. Tekrar Bülent abiye telefon. Abi Gelin.
  Bülent abi Erdoğanın bir kısa şaft motoru var onu yanımıza alalım mı? diye iyi ki sordu. Alın abi. Eh artık selametteyim. Ağzım da kurumuş bir çayı hak ettim.
  Bülent Abi ve Erdoğan çok geçmeden geldiler.



Benim motoru Bülent abi nin bagaja, Erdoğan ın motoru Devekuşu 2 nin arkasına kasa şaft bakalım ne yapacaz? Bülent Abi tamirci bulacak Biz de Erdoğanla denizden Mimarsinan a gidecek orada buluşacağız.
  Kısa şaft motor kah suyun içinde kah dışında bize 2 mil civarı yol yaptırıyor. Ona da şükür.
  Gün kararmadan Mimarsina vardık. Bülent abi motoru tamirciye götürmüş, ancak o parça pek ender kırıldığından ellerinde yokmuş.Şimdi istesek 20 güne gelir demişler. Geçici olarak 502  ile yapıştırmış tamirci. Ama bir kere mi çeker üç kere mi garantisi yok.
   Erdoğan ve Bülent Abi benim motoru getirirken ben de boş durmadım , Erdoğanın motoru söktüm dışarı çekiyorum. IHHHHHHHHHH. belimde bir ağrı. motor havuzlukta ama ben adım atamıyorum.
-Abi ben bittim . Top sizde.
  Sağolsunlar benim motoru bağlayıp diğerini yandaki tekneye taşıdılar. Karaya çıkalım. bacak gitmiyo. Tutuna tutuna eğik bir vaziyette ancak yürüyorum.
  Yarın yola devam edecem de bu belle birde yarım motorla nasıl olacak. Motor hakkında kararımız olaki sabah çalışmadı Erdoğanın motoruyla devam edecem . Belimin ağrısı sırtıma sırtım dan da koluma vuruyor . kolum kalp krizi geçirircesine uyuşuyor.
  Hakan Tiryaki nereden istersen bereber geliriz demişti yola çıkmadan. Hakanı aradım geceyarısı 24:00 te Kartal dan Mimarsinan a geldi. Birimiz Devekuşu nda birimiz Mustafa abinin gulette sabahı ettik.
   Saat 8:00 Bülent abi de geldi. Ve beklenen an. Motorun ipi çekildi.
   Çalıştı. OHH .
   Rota Pendik.
   Ambarlıdan çıkan konteyner gemilerinin ve yandan aldığımız dalgarın arasına ilerliyoruz. Arda hızımı da ölçüyoruz. Çeyrek yol 4,5 -5 Dm,  yarım Yol 6  Dm, Üç çeyrek 7-7,2 Dm.
   Sivriye doğru yaklaşıyoruz. Dümen arada ben de arada Hakan da . Bir ara
 Hakan bu motor tam düz mü? diye sordum
 Abi sanki biraz şu yöne doğru kaçık.
 Elimle motorun koluna vurarak düzeltmeye çalışırken  ikince kesmeyi motorun kırmızı stop düğmesine vurmayayım mı? Marmara ortasında Motorumuz gene durdu ama kaç şansımız kaldı bilmiyoruz.
 Hazır durmuş ken benzinimizi tamamladık. Hakan dedim ben Uğursuzum ip sen çek.
 birinci çekişte ip hakanın elinden kaydı.Birbirimizin yüzüne bakıyoruz sadece.
 İkinci , pardon Mimarsinandan beri 3 ncü şansımız var mı acaba?
 Çek ipi . çalıştı.


 Tekrar bir OHHHH
 Ben de kenara çekilip taaa Büyükadaya kadar oturdum.
 Neticede Pendik Marina ya ulaştık.
 Beni Çeken balıkçı, Bülent Abi, Erdoğan, Hakan çok teşekkür ediyorum sizlere.
 27 Ekim de 4 ncü şansımız var mı acaba? Deneyip Hep beraber göreceğiz. :)
  


1 yorum:

  1. Kaptan dedigin kendi yuzdurur gemiyi:) Hep stresli kisimlari anlatiyorsunuz, hic mi zevkli tarafi yok yolculugunuzun.

    YanıtlayınSil