Adalarda gezinti ve SİS



4. Mayıs .2013
Sabah uyandığımda Burgazada su sporları kulubünden Heybeli görünmeyecek kadar sisli bir hava vardı. Eşim Aynur Kabataş tan kalkan ada vapuruna binecekti. Sis her geçen dakika daha da yoğunlaşıyordu. Bu siste ada vapurunun kalkıp kakmadığını merak ettiğimden saat 8.40 da telefon ettim. Vapura binmiş , ancak boğazda da sis varmış. İkinci adada inmesini söyledim. Eğer Burgazada da durmazsa heybeli de inmesini gelip alacağımı söyledim.
  Aynur beni Kınalıya geldiklerinde aradı. Ben de bağlı olduğum yerden çıkarak vapur iskelesi tarafına doğru hareket ettim. Dün yanaştığım iskele yüksek olduğundan  karşıdaki rıhtıma yanaşmayı düşündüm. Baştan kara yapmak istemiyorum ki Aynur tekneye kolay binebilsin. Ancak altta kayalıklar görünce olamıyacağını düşünerek oradan çıkmak istedim. Bu esnada Burgazada iskelesine sanırım hasta almak için ambulans bot yanaştı. Onun yarattığı dalga beni rıhtıma çarpabilir. Motoru tornistanda zannediyorum gazı verince Devekuşu nun salması küt diye kayalara çarptı. Bu durum aynı yeni ehliyet alarak deniz kıyısına otomobille giden bazi kişilerin geri vites yerine ileri vitese takarak denize uçmalarına benzedi.
    Bulunduğum yerden ayrılarak biraz daha vapur iskelesine yakın olan bir yere aborda oldum. Bu arada vapurda geldi . Aynur u   alarak Burgazada su sporları kulubünün bulunduğu burnu dönerek Burgaz ada Heybeli arasından güneye doğru ilerledim. Hedefim Çamlimanı.

                                                          Heybeliada Çamlimanı

    Çam limanına ilk defa geliyorum. Koydaki iskeleye kadar ilerleyip baştaki yeni demirimi attım. Hava çok sakin. Bizden başka iki tekne daha var. Kuş sesleri yle kahvaltımızı yaptık. Tek ortamı bozan iskelenin arkasında bulunan üç villada yapılan tadilat işlerinden gelen iş makinesi sesleri.
                                                Çamlimanından başka bir görüntü



   Çam limanından ayrılarak Heybeli ada nın Büyükada tarafına döndük. İskele tarafımızda deniz lisesi belirdiğinde Büyükada tarafına baktım sisli. Dilburnu olduğunu tahmin ettiği yöne ilerledim. Kıyıya yaklaştıkça kara seçiliyor. Büyükada nın etrafını dönerek tekrar Heybeli oradan da kınalıya gitmeyi düşünüyorum.
   Büyükada – Sedefadası arasından kuzeye doğru ilerlerken hafif bir rüzgar çıktı. Esinti yelken damarlarımı uyandırdı ve yelkenleri açtım. Büyükada nın kuzeyine geldiğimizde rüzgar Devekuşu nu götürecek düzeye ulaştı ve yelken seyrinin güzelliğini, su sesinden başka bir şeyin duyulmadığı denizde ilerliyoruz.



   Telefonum çaldı. Arayan BMV Bosphorus sailing fest ten . İki gün önce internetten İstanbul boğazında 5. mayıs. 2013 Pazar günü yapılacak yarışa katılmak istediğimi ancak tekne boyumun küçük olduğunu da yazarak başvuruda bulunmuş, hemde yarış organizasyonuna Devekuşu nu tanıtan bir mail atmıştım. Yarışa kabul edildiğimi bildirdi. Yarış evraklarımı nereden daha rahat alabileceğimi soruyor. Tekrar tekne boyunu söyleyerek emin misiniz diye sordum. Kabul etmişler. Sabah 6-9 arası Kalamış marinadan alacağım. Oradan da Büyükdere ye giderek yarışa katılacağım.

                                                    Büyükada-


    Çok geçmeden etrafımızı sis kapladı. Arkama baktığımda adaların hiç biri görünmüyor. Tedirgin oldum. Asıl önemlisi Aynu un korkması. İlk defa geldiği gezide olumsuzluklar yaşasın istemiyorum. Yapacak bir şey yok. Yelkenle manevra zor olacağı için tekrar motor seyrine geçtim. Yapacağım tek şey var devamlı kuzeye gitmek. Her halukarda Pendik ile Bostancı arasına  bir yere varacağım. Ben de korkuyor ve tedirginim ama bunu Aynur a belli etmek istemiyorum. Ben teknenin bir tarafından Aynur diğer tarafından etrafı gözetliyoruz. Bir karaltı görmekten de korkuyorum. Olaki bir gemiye çarpmayalım.
    Gerçekte en fazla yarım saat ama hissettiğim şekliyle uzun saatler sonra Aynur bir şey gördüğünü söyledi. Kara göründü. Yoldan geçen araçlar seçiliyor. Kurtulduk. Yolun karşısında hayal meyal Koçtaş tabelasını gördüm. Demek ki Maltepe ile Kartal arasında bir yerdeyim.
   Yönümü batıya çevirerek ilk barınağa gireceğim. İyice kıyıdan ilerliyorum. Dragos ta bir koy içinde yer vardı. Çalıştığım dönemden bir arkadaşım la gitmiş işleten kişiyle de tanışmıştık. Ama ismi aklıma gelmiyor. Orayı sanırım bulur ve sığınırım.
   Dragos yelken kulubünün bulunduğu yerin karşı tarafı bahsettiğim yer. İçeri girerek parakete hazırlayan bir balıkçı teknesine aborda oldum. Birer kahve içtik. Kafamı kaldırıp baktığımda rıhtımda oturan biri. Birlikte buraya daha önce geldiğimiz,eski çalıştığım işyerinden arkadaşım Uğur. Seslendiğimde  bir an tanıyamadı. Ne güzel bir tesadüf. Uğur da kendine bir tekne almış. Oturduğu yerden sisin durumuna bakıyormuş balığa çıksam mı diye.
   Sis dağılmak bilmiyor. Bu arada İstanbul boğazında iki teknenin sisten dolayı çarpıştığı haberi geldi. Benin diğer sıkıntım yarınki yarışa yetişebilmem için ne yapacağım. Daha buradan Kalamış marinaya gidecem sonrada da boğazı geçmem gerekiyor. Gece burada kalıp sabah yola çıksam , ama yarın sabahta siz olursa?
   Aynur u bir akrabamız gelerek aldı. Bende sisin biraz olsun dağılmasını bekliyorum. Kalamışa gittiğimde nerede bağlanacam bir sorun da bu. Servet daha önce kurbağalıdere için bir şeyler söylemişti. Servet i aradım. Kadıköy civarındaymış. Gidip kurbağalı dere balıkçı barınağı ile konuştu. Bu akşam misafir edecekler.
    Dragostan hava kararmadan Kurbağalıdere ye ulaşmam lazım ama aynı zamanda da sisin dağılması gerekiyor. Uğur la beraber kayalara oturup sis değerlendirmesi yapıyoruz.
   Sis yavaş yavaş dağılmaya başladı. Bostancı ada seferi yapan motorlar çalışmaya başladılar. Benim de yola koyulma zamanım. Uğurla vedalaşarak dragos tan çıktım. Gene kıyıyı takip ederek ilerliyorum. Güneş İstanbul silüeti üzerinde batmaya başladığında Fenerbahçe ye vardım. Kurbağalıdere ye girerek kooperatif binasının önüne bağlandım. Servet koop başkanına haber vermiş. Bu gece Devekuşu nu misafir edecekler.
   Servet, koop başkanı İsmet Bey ve Ben koop binasında otuduk. İsmet Bey in ikramıyla Balıkçı barınakları ve su ürünleri kooperatifleri hakkında konuştuk. İsmet Beyden bu konuda çok değerli bilgiler edindim.
   Servet daha sonra beni misafir etti saat 24 e kadar beraber sohbetimiz devam etti. Daha sonra ben Devekuşu na uyumaya geldim.
   Bu arada Cem Gür den yarınki boğaz çıkışı ve yarış hakkında da bilgi aldım. Deniz ile ilgili her sıkıştığımda sağolsun Cem abi hep yanımda.

1 yorum:

  1. Öncelikle küçük kaza nedeniyle geçmiş olsun diyorum Sevgili İsmail abi. Ne güzel yazmışsınız yelken seyrinin güzelliğini, "su sesinden başka bir şeyin duyulmadığı denizde ilerliyoruz". Rüzgarın hep istediğin gibi essin, sissiz keyifli seyirler.

    YanıtlayınSil