Yalova



13.Mayıs.2013
  Dün akşamdan Erol un küçük oğluna sabah erkenden gelirse rüzgar çıkana kadar Devekuşu ile balık tutarız diye söz vermiştim.Sabah saat 6.00 da  yağan yağmurun sesi ile uyandım. Şanssız bir gün çocuk için. Umarım gelirler diye düşünürken İsmail abi diye sesini duydum. Kulubün kapıları kilitliymiş içeri giremiyorlar. Adeta hapis kalmışım da haberim yok. İlerideki bir rıhtıma gitmelerini söyledim.
  Beraberce biraz açılarak çaparilerimi salladık. Yaklaşık 1 kg istavrit tutuldu. Bu arada rüzgar da esmeye başladı. Erol ve oğlunu aldığım yere bıraktıktan sonra Karamürsel den hareket ettiğimde saat 9.00 du.
    Gebze-İzmir otoyol köprüsü kazıklama çalışmalarının yapıldığı yere gelene kadar aralıklarla da olsa rüzgar doğudan esmeye devam etti. Bir ara bir martı gelerek bu yolda bana eşlik etti.



Burna yaklaştıkça bir ileri bir geri kayan karaltı gördüm. Önce Çalışma yapan teknelerden biri zannettim ama denizaltıymış. Aklımdan ilk geçen şimdi bu dalar veya denizde başka bir denizaltı varsa ve su üstüne çıkmaya karar verirde benim tam altımdan çıkarsa ne yaparım?



    Burnu geçerken hava kaldı. Önümde de eskihisar-topçular feribotlarının geçişi var. Feribotların yolundan çıkana kadar motorla ilerledim. Rüzgar tekrar esmeye başladı fakat batıdan esiyor, bende batıya gideceğim.
   Topçular hizasında yelken seyrine geçerek yapabildiğim kadar orsa seyriyle önümdeki burnu yakalamaya çalışıyorum. Anca aksa fabrikasının depolarının önüne gelebildim. Orada dönerek Tuzla istikametine doğru açıldım. Tekrar dönerek burnu geçmeyi hedefliyorum ama anca burnun 200 mt kadar gerisindeki kumsala gelebildim. Kumsala iyice girerek tekrar döndüm ve tekrar Tuzla istikameti.
   Tuzla- dilovası arasındaki burun hizasına geldiğimde tekrar güneybatıya döndüm. Karşımda Yalova puslu bir şekilde seçiliyor. İskelemde adını bilmediğim bir koy var. Yalova veya Çınarcık hedefliyorum. Dalgalar her gecen dakika büyüyor ve rüzgar şiddeti az ve orsa gitmeye çalışıyorum.. Dolayısıyla arada flok yapraklanıyor sallantı arttıkça da hızım düşüyor. Floku kapatarak motoru çalıştırdım. Ana yelken – motorla ilerliyorum. Ana yelkeni de hafif boşladım.  Hızım 4 Dm bunun sanırım 3,5 milini motor 0,5 milini yelkenden kazanıyorum. Setur marina hizasına geldiğimde yelkenimi kapattım.



 Gözüm kıyıda balıkçı barınağını arıyorum.
   Barınağa girdiğimde iskele tarafımda bir balıkçı tuttuğu balıkları ayıklıyor. Teknesine aborda olarak nereye yanaşabileceğimi ve çınarcık ın ne kadar mesafede olduğunu sordum. Bu esnada başka biri gelerek buraya yanaşma balık boşaltma yeri diye neredeyse kendini yırtıyor. Balıkçı sun adam soruyo demesine rağmen bizimki kurulmuş bant kaydı gibi üç kelimelik cümleyi ısrarla tekrarlıyor.



   Koop yöneticilerinden Selim Bey deniz polisi binasının önünde o tarafa gelmemi işaret etti. Boş yeriniz yokmuş Çınarcık ne kadar uzakta diye sorduğumda ; çok uzak değil gidebilirsiniz ama bir gece diyorsunuz bir şekilde yer buluruz dedi. Devekuşu nu zorlayarak boşalttığımız bir yere sıkıştırdıktan sonra kooperatifin işlettiği çay bahçesinde oturup ikram ettikleri çayı içerek konuştuk.Yalova balıkçı barınağında oldukça büyük bir çaybahçesi var ve koop işletiyor. rıhtımüstü tesislerle ilgili sıkıntı yok gibi. Ama her yerde olduğu gibi burada da balıkçılarda foop yöteticileri de sorunların çok olduğundan bahsetmekte. Peki çözüm nedir dendiğinde böyle gelmiş böyle gider. düzelmez. yanıtını veriyorlar.
   Bugün 14.mayıs akşama kadar Çınarcık a gitmeyi planlıyorum.ancak hava batıdan esiyor ve öğleden sonra yağmur var. Çarşamba ve parşembe günü de hemen hemen aynı . Çınarcığa gidiş motorla olacak gibi görünüyor. ve yağmur başladı. koşup havuzluğa bırktığım ayakkabilarımı almam lazım ama şok şiddettli yağıyor.

1 yorum:

  1. teşekkür ederim cok basarılı buldum bende sizin gibi blog yapma isityorum nasıl yapabilirm

    YanıtlayınSil